Dünyanın En Küçük 7 Ülkesi: Rakamlar ve Sıradışı Gerçekler

Vatikan City yüzölçümüyle Ankara’nın Kızılay meydanından küçük — ama kendi para birimi, pasaportu, posta kodu ve futbol takımı var. Dünyanın en küçük ülkeleri hem coğrafi hem siyasi açıdan alışılmışın dışında yapılar. İşte yedi tanesi, rakamlarıyla:

1. Vatikan City — 0,44 km²

Dünyanın en küçük bağımsız devleti, tamamen Roma’nın içine sıkışmış. Nüfus yaklaşık 800; bunların büyük çoğunluğu vatandaş değil, görevli ruhban ve muhafızlar. Kendi radyo istasyonu (Vatican Radio), televizyon kanalı ve günlük gazetesi var. Euro bölgesinde olmasına rağmen kendi euro sikkelerini basmakta — koleksiyoncular arasında çok aranan paralar.

2. Monako — 2,02 km²

Fransız Rivierası’ndaki bu küçük prensliğin kişi başına GSYİH’sı dünyada en yüksekler arasında: yaklaşık 190.000 dolar. Nüfus 36.000’in biraz üzerinde ama yalnızca 9.000’i Monakolu vatandaş; geri kalan yaklaşık 27.000 kişi yabancı oturum izni sahipleri. Arazi o kadar kıt ki ülke, denizi doldurarak büyütüyor: son 20 yılda yaklaşık 40 hektar kazandırdı.

3. San Marino — 61 km²

İtalya’nın ortasında, tamamen İtalya’yla çevrelenmiş bir enclave. 301 MS yılında kurulan San Marino’nun kuruluş tarihi tartışmasız doğrulanabilir devletler arasında en eskilerin başında. Cumhurbaşkanlığı makamı 6 ayda bir değişiyor; iki kişi eş zamanlı “Capitano Reggente” unvanıyla görev yapıyor. Nüfus yaklaşık 34.000.

4. Liechtenstein — 160 km²

İsviçre ile Avusturya arasına sıkışmış bu prenslik ne denize çıkışı var ne de demiryolu. Paradoks şu: Liechtenstein’ın kişi başına sanayi üretimi İsviçre’yi geçiyor. Diş implantı, takım tezgahı ve özel finans hizmetleri başlıca ihracat kalemleri. Şatonun tepeden gözetlediği başkent Vaduz nüfusu yalnızca 5.500.

5. Maldivler — 298 km²

Listedeki en büyük ülke olmasına rağmen kara yüzeyiyle mi yoksa harikasal dağılımıyla mı tanımlanacağı tartışmalı: 1.200 adadan oluşuyor, yalnızca 188’inde insan yaşıyor. Kara alanının ortalama yüksekliği deniz seviyesinin 1,5 metresi altında. İklim değişikliği senaryolarında “sular altında kalacak ilk ülke” olarak sıklıkla anılıyor. Turizm GSYİH’nın %28’ini oluşturuyor.

6. Saint Kitts ve Nevis — 261 km²

Karayipler’in iki adasından oluşan bu federasyon, 1983’te bağımsızlığını kazanan en son tanınmış ülkeler arasında yer alıyor. Nevis adası halkı 1998’de referandumla ayrılmayı oyladı; %61,8 oranında “evet” çıktı ama ayrılık için %66,67 eşiği gerekiyordu, az farkla geçemedi. Ülkenin nüfusu yaklaşık 47.000.

7. Nauru — 21 km²

Pasifik’teki bu ada devletini ilginç kılan coğrafyasından çok ekonomik tarihi: 1970’lerde fosfat madenciliğiyle elde edilen gelir sayesinde kişi başına GSYİH dünyada en yüksek sıralara çıktı, devlet vergi almadı, okullar ve sağlık tamamen ücretsizdi. Fosfat bitti, ekonomi çöktü, 2000’lerin başında borç batağına saplandı. Bugün nüfus 10.000 civarında; başka ülkelerin sığınmacı işlem merkezine ev sahipliği yaparak gelir elde ediyor.

Bu yedi ülkenin ortak özelliği küçüklükleriyle ters orantılı büyüklükte siyasi ya da ekonomik modeller denemesi. Vatikan dini otoriteyi, Monako lüks turizmi ve kumarı, Liechtenstein sanayi verimini, Nauru ise bir kaynağa bağımlılığın çöküşünü simgeliyor. Coğrafya kader değil ama küçük devletler için maruz kalınan dışsal şokların büyüklüğü çok daha acımasız sonuçlar doğuruyor.